sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri  

Hayat Bu...


Bu makale 2015-04-09 10:59:33 eklenmiş ve 960 kez görüntülenmiştir.
Osman Aytekin

Bir kurum müdürünü ziyaret etmiştim. Yanında yetmiş yaşlarında bir kadın vardı. Özel de olsa konuşmalarına devam ettiler. Kadının yüzü solmuştu. Gözleri sulanmıştı. Dudakları titriyor konuşmasının devamını nasıl getireceğini bilemiyordu. Bilse de her haliyle çaresiz bir haldeydi.
Dudaklarından dökülen kelimeler mecalsizdi. Çaresizliğini tekrar tekrar ifade etti.
“Sonra acıma yanarsın…” dedi. “Ben ne yapayım bir evim var, onu da sat diyor. Nerede otururum ben?..”
Müdüre adeta yalvaran gözlerle baktı. Yardım istiyordu. Ancak müdür her şeyin farkında gibiydi. Kadına dedi ki, “Oğlun seni istismar ediyor. Senin emekli maaşın belli. Bu borcu ne sen ne de oğlun ödeyebilir. Ama netice bir devlet memuru… Bir insan bu kadar açılır mı? Bu kadar borç yapılır mı?
Müdür durdu düşündü,
-Yapılacak tek bir şey var… dedi.
Kadın zayıf bir ihtimal de olsa müdürün yüzüne ümitle baktı,
-Nedir o?
Tarla veya arsa varsa satılıp o borç ödenecek!
Kadın boynunu büktü. Ağzından zar zor döküldü yine kelimeler,
-Yok ki satayım… Ev dersen evi satsam ben nerede oturayım!...
Kadın naçar bir vaziyete ayağa kalktı ağır adımlarla yürüdü gitti.
Müdür elindeki evrakları masaya bıraktı ve bana bakarak,
-Anlayamıyorum ben, bu kadar borç nasıl yapılır. Bu borçla bir ev alınır. Bu kadar kredi kartı… Limitleri de bir memurun hayal edemeyeceği miktarda. Gerçekten bu kadarını anlayamıyorum. Bir memur maaşının çok çok üzerinde bir limit! Bu kadar kart ve bu kartların şişkin limitleri!...
O şahıs demek ki yetenekli biri imiş. Her nasılsa maaşına göre verilen krediler de adeta uçmuş! Demek ki o banka müdürleri o memur için bütün inisiyatifi sonuna kadar kullanmışlar!
-Bizim başımızdan da çok şeyler geçti. Bu memleketin birçok köşesinde görev yaptım. Bu kadar borcun olmasında başka bir mesele var!
Müdürün söylediği muhtemelen doğru ve isabetli idi. Tahmini yerindeydi.
İnsanı çok şey yıkar. Mahveder. Yer bitirir.
Adeta insanın canına okuyan üç önemli sosyal mesele vardır. Bunlar; 
Aşk, kadın ve para!
Gözü dışarıda, ahlak mevhumu olmayan kadına bir insan aşkla bağlandığında parasını değil ama kendini yer. Bir kene gibi… İnsanın hayatında kadın olunca Allah’ın sevmediği, men ettiği gayri meşru bir yaşam kendini gösterir. O yolda olan bir aşüfte kendini kaybetmiştir zaten. Gideceği yol çetrefilli, hayatı oldukça renkli ve bu renkler de her zaman koyuya döner. Hayat bir yerde kararır. Yani iş bir flörtle bitmez zinaya kadar yolu vardır, bu melanet işlerin. Allah korusun!
Para mevzuu insan hayatının en önemli ve en büyük problemlerinden birdir. Adeta her şey onunla var oluyor, onunla dönüyor. 
Napolyon’da, para… para… para… demiş.
“Bana bir destek verin dünyayı yerinden oynatayım” diyen de biliyor ki o destek bir güce o güçte yine paraya bağlıdır.
Hiçbir şey sınırsız değildir. Bu hayatta her nesnenin bir sonu vardır. Ayağını yorganına göre uzatmayan açıkta kalır, üşütür. Gelirinin üzerinde harcama yapan bir şekilde faize bulaşacaktır. Kapitalist sistemin ruhu maddedir. Para da bu sistemin çarkını acımasızca döndürmekte ne yuvaları ziyan etmektedir.
Bu hayatta insanlar neden bu duruma düşmektedirler peki?
Her insan kendi bulunduğu yeri, mevkii bilmek, görmek ve ona göre hareket etmek durumunda olmalılar. Kendinden aşağısına bakıp da haline şükretmeyip, kanaat etmeyip gözü yükseklerde olanlar belki yüksek arzuları sayesinde o zirvelere yükselirler amma velâkin hesapsız, ölçüsüz, rızasız yükselişler insanı alaşağı eder.
İnsan toksa açı düşünmeli, sağlıklı ise hastalığı, güçlü ise zayıfı görmelidir. Kapitalist küresel güçler gibi gelişmemiş, gelişmekte olan zayıf ülkeleri sömürme, ezme mantığını, fikrini aklından dahi geçirmemelidir
Güçlü daima zayıfı ezer. Bu sistem ne çare ki bazı insanların zihninde bir sinerji oluşturmaktadır. 
Kısa yoldan köşeyi dönmek, avanta kapmak, hızla yükselip sükse yapmak… Bütün bunlar insanı bir yerlere götürse de sonu hüsrandır. 
Ahlaklı yaşayıp, kardeşini, komşusunu, mahallesini beldesini, köyünü, kasabasını, vilayetini, memleketini düşünmelidir insanlar… 
Ahlaklı insan yolsuzluk, hırsızlık yapmaz. İşlerine fitne fesat sokmaz. İhalelere fesat karıştırmaz. Kul hakkını yemez. Ahlaklı insan; eline, diline, beline sahip olandır. Kendisine güvenilendir. Ancak bu ülkede pek çok şey oluyor!
Hayat bu diyoruz. Bir gün bu rüya biter. Uykudan uyanılır. Her şeyin hesabı sorulur. İnsanların bazıları görmese de yerin bir de altı vardır!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Tebrikler!
Hasan Uygun 2015-04-09 14:54:47
Dediğiniz gibi sayın Aytekin "Hayat bu"... sinop otelleriBu güzel yazınızdan dolayı teşekkür ve tebrik ediyorum.
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Derinkuyu Haber
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
DÜNYA
E-Devlet
M.E.B.
Adalet Bakanlığı
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri