Garip Müslüman Türkler (Kafkasya)


Bu makale 2015-11-06 13:10:34 eklenmiş ve 619 kez görüntülenmiştir.
Yrd. Doç. Dr. Özden Taşğın

3500 yıllık tarihleriyle Kafkaslar’ın en eski halklarından olan Karaçay-Malkar Türkleri, yüzyıllar boyu yaşadıkları katliam ve asimilasyon hareketlerine rağmen Müslüman kimliklerini bugüne kadar korumayı başardılar.

Kafkasya coğrafi olarak, Karadeniz sahilinden başlayarak Hazar Denizi'ne kadar uzanan yüksek sıradağların adıdır. Ancak araştırmacılar Kafkasya olarak Kafkas sıradağlarının üzerinde ve kuzeyinde yer alan toprakları kabul ederler. Bu topraklarda Abhazlar, Adigeler, Kabartaylar, Çerkezler, Osetler, Çeçen-İnguşlar ve Dağıstanlılar yaşamaktadırlar. Karaçay-Malkar Türkleri de Kafkaslar'da yüzlerce yıldır yaşayan Türk topluluklarından biridir.

Karaçay-Malkarlılar Dağıstan’da yaşayan Kumuklarla birlikte Kafkasya’nın Türk kökenli halklarını oluştururlar. Her iki halk da bugün Türk dilinin Kıpçak lehçesine giren dillerde konuşurlar. Ancak Karaçay-Malkar dili Türkçe’nin tarihi özelliklerini daha çok korumaktadır.

1917 Bolşevik İhtilali sonrasında bütün Kafkasya'da ve bu arada Karaçay-Malkar'da da çok kısa bir süre bağımsızlık heyecanı yaşandı. Fakat bu heyecan Ruslar tarafından kanla bastırıldı. 1920'deKaraçay-Malkar bölgesi "Sovyet" sistemine dahil oldu. Ağustos 1942'de Alman ordusu Karaçay Özerk Vilayeti’ne girdi ve bölgeyi beş ay kadar elinde tuttu. Karaçay-Malkarlılar da 1943 yılı sonlarına kadar Sovyetler’e karşı bağımsızlık mücadelelerini sürdürdüler. Bu arada Kafkaslar'da Ruslara karşı çıkarılan pek çok ayaklanmaya önderlik ettiler. Bu mücadeleler sırasında nüfuslarının büyük bir bölümünü kaybettiler.

Bölge, Ocak 1943'te Almanlardan kurtarıldı. 2 Kasım 1943 ve 8 Mart 1944'te güya Alman ordusuyla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Karaçay-Malkar nüfusunun tamamı yurtlarından çıkarılarak topyekün bir sürgüne ve soykırıma maruz kaldılar. Bu sürgün sırasında da toplam nüfuslarının yarısını kaybettiler.

Orta Asya ve Sibirya’daki sürgün yerlerinde 14 yıl kalan Karaçay-Malkar halkı, 1957 yılında itibarları iade edilince Kafkasya’daki eski yurtlarına geri döndüler.

17. yüzyılda bölgeye yapılan Nogay Göçü ve Kırım Tatarları'nın gerçekleştirdiği temaslar Karaçayların İslam'ı tanımalarına yardımcı olmuştur. Ancak başka bir rivayete göre, Karaçay-Malkarlıların İslam’ı kabul etmelerinde 18. yüzyılda yaşamış İshak Efendi isminde Kabartaylı bir hocanın etkisi olmuştur. Karaçay-Malkarlılar Sünni (hanefi)dirler

Kuzey Kafkasyalıların uğradıkları zulüm sadece Kafkasya ile sınırlı kalmamış, Almanlarla beraber Avrupa’ya geçen ve oraya yerleşen Kafkasyalılar da acımasızca katledilmişlerdir. Bu hadise tarihe "DRAU FACİASI" olarak geçmiştir.

1944 yılının sonlarına doğru Rusya'dan kaçan Kuzey Kafkasyalılar, Kuzey İtalya`nın Paluzza Bölgesi’ndeki İtalyan dağ köylerine yerleştirilirler. Savaşın bitmesinden birkaç gün önce de Avusturya`ya, Carinhia`nın Ober Drauburg bölgesine sürülerek, burada Drau nehri vadisine yerleştirilirler. Bu bölge daha sonra İngiliz işgal sahasına dahil edilir ve bu olay Kafkasya’daki Müslüman Türk halk için çileli günlerin başlangıcı olur.

Ruslar, kaçan Kuzey Kafkasyalıların iadesini istemişlerdir. Bu mülteci iadesi isteğini uzun süre görüşen İngiliz ve Amerikalı devlet adamları nihayet cevap verirler. Soydaşlarının yaşadığı, dost ve kardeş Türkiye`ye ulaşabileceklerini ümit eden on bin insanın Ruslara verilmesi kararlaştırılır. Londra`dan gelen 28 Mayıs 1945 tarihli cevap şöyledir: "Mülteciler Sovyet otoritelerine teslim edilecektir!.." Herkes bunun ya ölüm ya da Stalin'in acımasız kamplarında mahkumiyet olacağını bilmektedir. Nitekim teslim edilenler hemen orada kurşuna dizilirler. Mültecilerin Ruslara teslimiyetlerini takip eden birkaç gün içinde, Drau Nehri korkunç olaylara sahne olmuştur.

Bu korkunç dramın şahitlerinden çiftçi Martin Nagale gördüklerini şöyle anlatıyordu:

"... Çok korkunçtu. Kadınlar teslim edilmemeleri için yalvarırken, her yeri gözyaşları ile yıkıyorlardı...."

Mültecilerin iade edilişini temsilen, Irschen Köyü'nde İslam Cemiyeti'nin gayretleri ile 1960 yılında bir anıt dikildi. Bu mütevazi anıtın üzerinde Almanca olarak şunlar yazılıdır: "Burada 1945 yılının 28 Mayısı'nda 7000 Kuzey Kafkasyalı, kadınları ve çocuklarıyla Sovyet otoritelerine teslim edildiler ve İslamiyet’e olan sadakatları ile Kafkasya'nın istiklali ideali yolunda can verdiler."

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Derinkuyu Haber
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi